Gündelik
yaşantımızın içinden çıkılmaz bir yoğunluğa doğru sürüklenmesinin nedeni nedir,
acaba? Biz durağan ve seyrinde gitmesi gereken bir işleyiş varken neden bu
kadar yoğun ve sıkışmış hissediyoruz kendimizi? Acaba bir yerlerde bir şeyleri
eksik yapıyor ya da söyleyeceklerimizi erteliyor muyuz? Şimdi koltuğunuza
yaslanın ve size sorduğum soruları kendinize sorun. Kendinize verdiğiniz
cevapları aklınızda tutun ve lütfen sonrasında yazımı okumaya devam edin.
Sadece düşünün…
Evet mi? Hayır mı? Bu yazı “hayır” demeyi bilmeyenler, “hayır” demekten
korkanlar için.
“Hayır” demeyi hepimiz öğrenebiliriz. “Hayır” demeyi öğrenmek için
öncelikle neden, nerede, ne zaman, kime ve nasıl “hayır” demeniz gerektiğini
düşünün. Bu konu üzerinde gerçekten düşünün. Öğrenmenin başlangıcı düşünmektir.
“Hayır” demenin senin için önemini anlamlandır.
“Ben neden “hayır” diyemiyorum, beni bunu yapmaya iten ne?” sorularına
yanıt ver. “Hayır” deyince ne deneyimler yaşadığını fark et.
“Hayır” demek için en etkili yöntem, yaşamdan ne istediğini bil, seçim yap,
karar ver ve bunu karşıdakine net ve açık bir dille, “evet” der gibi söyle.
Neden “hayır” demeliyiz?
Çünkü sevmediğimiz, yapmak istemediğimiz, yaparsak mutsuz olacağımız, bir
şey bizden isteniyordur. Neden yapamayacağımızı açıklayarak “hayır” demeliyiz,
kendi düşünce ve duygumuzu anlatarak “hayır” demeliyiz.
Neden “hayır” diyemeyiz?
Çünkü korkarız. Pek çok nedeni vardır korkumuzun. “Hayır” dersek
sevilmemekten, yalnız kalmaktan, tercih edilmemekten korkarız.
“Hayır” demek olumsuz bir cevaptır, reddetmektir, geri çevirmektir, gelecek
tepkiyi bilemeyiz, bundan da çekiniriz.
Biz “hayır” dersek, bize de “hayır” denilmesinden korkarız.
Bazen mükemmel olmak için “hayır” diyemeyiz. İstenilen her şeyi
yapabildiğimizi ispatlayarak, mükemmel olduğumuzu düşünmelerini isteriz.
Bazen “hayır” demeyi öğrenmediğimiz için, nasıl söyleyeceğimizi
bilemediğimiz için diyemeyiz. Çaresizlikten istenileni yaparız.
Bazen ilişkilerimize zarar vereceğini hatta bitireceğini düşünerek “hayır”
diyemeyiz.
Bazen “hayır” dersek bencil olarak algılanacağımızı düşünerek diyemeyiz.
Çoğu zaman herkesle iyi olmak, herkesi mutlu etmek ve dolayısıyla da herkes
tarafından sevilebilmek için “hayır” demekten kaçınırız. Evet dedikçe, daha çok
sevileceğimiz, vazgeçilmez olacağımız beklentisini de büyütürüz.
“Hayır” diyememek doğuştan gelen
değil, sonradan öğrenilen bir özellik
Doğuştan gelen temel özelliklerimiz bizi sınırlayan, zorlayan, belli
kalıplar içine sokmaz, hepsi biz büyürken aile, çevre, eğitim ve deneyim ile
eklenir. Gözümüzün gördüğü, kulağımızın duyduğu, tekrarlayarak alışkanlık
haline getirdiğimiz, kalıplar, sınırlar bir zar gibi sarar bizi.
Kendimizi tanımlamayı, ifade etmeyi başarırsak kendi tarzımızı kendimiz
oluştururuz. Öğrenmek için düşünmeli, hissetmeli, ifade etmeli ve deneyim
yaşamalıyız.
İki, üç yaşındaki bir çocuğu düşünün yapmak isteklerini ne kolay anlatır,
ister, soru sorar, öğrenmek ve yapmak için çaba harcar, yapamazsa yardım ister,
nedenini sorar, öğrenmeden ve inanmadan bırakmaz peşini istediğinin. Doğaldır
tüm davranışları, basit bir şekilde sadece isteğini düşünmektedir.
Kendinize sorular sor. Kendi
isteklerini belirlemek ve bunları hayata geçirmek için hangi seçimleri nasıl
yapacağını öğren.
·
Ben ne istiyorum?
·
Beni neler mutlu eder?
·
Ben kimlerle birlikte zaman
geçirmekten zevk alıyorum?
·
Nerede/nasıl davranmalıyım?
·
Sevgim, inandıklarım, değerlerim
ve sorumluluklarım ile kimlerle nerede/nasıl birlikte olmalıyım?
Basit düşün, cevapların seni
istediğin sonuçlara götürsün. Eğer senin için doğru düşünceye ulaştıysan,
“hayır” demek en sevdiğiniz kelimeyi söylemek kadar kolay olacaktır.
Seçim yap. Yaptığın her seçim tarzını belirler, yaşamını şekillendirir.
Kelimelerin değerlerini öğren. Tüm kelimelerin anlamlarını ve değerlerini düşünerek kullanırsak
“hayır” demek ile “evet” demek arasında bir fark kalmayacaktır. Çünkü ikisi de
bizim seçimimizdir. Kendi doğrumuzu bulmalıyız. Bizim özgür seçimimiz ile
dediğimiz “hayır” bir başkası için uygun olmayabilir. Hepimiz kendimizden
sorumluyuz.
Olumlu düşün, istediklerine, yapacaklarına odaklan.
Deneyimlerini kullan. Geçmişi tekrarlamak için değil örnek alarak aynı hataları tekrar
yapmamak için hangi kararın sana neler yaşattı düşün.
Acele etme, sabırlı ol, kendine bunu öğrenmek için de zaman verin. Kolay
“hayır”lardan başlayın.
Zaman kazan. İş ya da özel yaşam fark etmez, kendinizi sıkışmış hissediyor ve bu nedenle
“hayır” diyemiyorsanız sizden istenenleri “önceliklerim” sıralamasına sokun, bu
size zaman kazandıracaktır.
Liste yap. Ve şimdi neden, kimlere, nasıl, nerede ve ne zaman “hayır” diyeceksin
hepsinin listesini yap.
“Hayır” dersen neler olacağını,
sana neler kazandıracağını düşün.
Şimdi “hayır” demeyi düşünmeye başla, bugün düşün, bugün planla, bugün yap.
“Hayır” demek istiyorsanız, kendiniz ve çevreniz ile güç savaşına girerek
yapmayın bunu. Etkin iletişim için “anlayın, anlatın ve anlaşın.”
Özür dileyerek, üzgün olduğunuzu söyleyerek “hayır” demenin savaşa davet
olduğunu aklınızda tutun. Tek yapmanız neden “hayır” demeniz gerektiğini bilmek
ve bunu aktarmak.
Kendine değer ver, sana nasıl davranılmasını istiyorsan, kendine öyle
davran. Kendine verdiğin değeri ilk gösteren şey kendini sevmek, yapmak
istediklerine odaklan, seçimlerini yap, sevdiklerin ile zaman geçir, yaşam
enerjini dengeli kullan.
Eğer “hayır” demek istiyorsan, saygıyla ve sevgiyle “hayır” de.
Yaşamınıza eklemek istediğiniz her şey için önce yapacağına inan ve
vazgeçme.
Kullandığın tüm kelimeler gibi
“hayır” kelimesi de senin seçimin olsun, yaşamına değer katsın.
Kaynak : Martıdergisi

